Koronavirüs | Karantinayı kendilerini istismar edenlerle aynı çatı altında geçiren kadınlar neler yaşıyor?

Dünyanın birçok ülkesinde koronavirüs salgını nedeniyle halktan sokağa çıkmaması isteniyor.

Bu durum da özellikle şiddete maruz kalan kadınlar için çok sıkıntılı bir durumu beraberinde getiriyor. Zira, çok sayıda kadın kendisine şiddet uygulayan veya istismar eden kişilerle bütün bir günü aynı evin içinde geçirmek zorunda kalıyor.

İngiltere’de bu hafta sonu istismara başvuran kadınların arayabileceği telefon hattına gelen aramalar yüzde 65 artış gösterdi.

Birleşmiş Milletler ise gelir düzeyi düşük olan ülkelerde evlerin daha küçük olmasından dolayı kadınların uğradıkları şiddet ve istismarı bildirmekte zorlanabileceklerini ve bu nedenle de gelişmiş ülkelerde bu yöndeki şikayetlerin daha fazla olabileceğini söylüyor.

Bu süreci kendilerini istismar eden erkeklerle aynı evde yaşamak zorunda kalan iki kadın, BBC’ye anlattı.

Geeta, 27, Hindistan

Geeta sabah saat 05.00’te kalktı. Kocası ise yanında horlayarak uyumaya devam ediyordu.

Bir önceki gece eve sinirli ve sarhoş gelmişti. Koronavirüs salgını nedeniyle daha az insanın toplu taşıma kullanması, Geeta’nın Hindistan’ın popüler ulaşım araçlarından rikşov sürerek hayatını kazanan kocası Vijay’ın gelirinin de düşmesine yol açmıştı.

Vijay’ın o hafta, günlük geliri 1500 rupiden 700 rupiye gerilemişti.

O gece eve geldiğinde de sinir krizi geçirdi. Geeta’nın yaşları 3 ile 7 arasında değişen dört çocuğu babalarının öfkesinden korunmak için annelerine sığındı.

Neyse ki, Vijay fazla geçmeden kendisini ailenin paylaştığı küçük döşeğe yattı ve fevri çıkışından kısa süre sonra hemen uykuya daldı.

Geeta, 27 yaşında ve 12 yıldır evli. Kocası ondan 11 yaş büyük ve ilk seferi düğün gecesi olmakla beraber hatırlayabildiğinden çok uzun zamandır şiddete maruz kalıyor

Onu terk etmeyi denedi ancak Vijay çocukları almasına izin vermiyor.

Geeta ve ailesi Racastan’ın kırsal, düşük gelirli mahallelerinden, bir yatak odalı bir evde yaşıyorlar.

Sıradan bir günde Geeta en yakındaki kuyudan günlük su ihtiyacını almak için yaklaşık bir kilometre yol yürüyor.

Eve getirdiği gibi, dışarıda komşu kadınlarla sohbet edip, toptancının sebzelerini getirmesini bekliyor. Evin günlük ihtiyacını aldıktan sonra Geeta kahvaltıyı hazırlamaya koyuluyor.

Kocası evden sabah saat 07.00 gibi çıkıyor, öğle yemeği ve biraz kestirmek için geri dönüyor, en büyük iki çocuğu okuldan eve döndüğü vakit bir daha çıkıyor.

Yardım almaya başladı

Geeta, ”Ama işler okulların ayın 14’ünde kapanmasıyla değişti. Çocuklar sürekli evde ve kocamı rahatsız etmeye başladılar” diyor.

”Genellikle öfkesi bana dönük oluyor ancak çocuklara da en ufak şeyler için bağırmaya başladı, en basit örnek bardağı yerde bırakmak gibi. Öfkesini başka yöne çekmek için bir şey söylerim böylelikle bana kızabilir, ancak ne kadar fazla vakit geçirirsek o kadar az şey düşünebiliyorum dikkatini dağıtmak için.”

Geeta’nın bir planı vardı. Kocası işteyken, evi temizledi ve mahallesinin hemen dışındaki ne olduğunu bilmediği binaya gitti.

Orada sivil toplum örgütleri tarafından sağlanan derslere katıldı. Kendisi gibi kadınlarla beraber dikiş dikmeyi, okuma yazmayı öğrendi.

Geeta, 30 yaşında kadar yeteneklerini geliştirip, ekonomik anlamda bağımsız olmak ve çocuklarıyla evden ayrılmak istiyor. Geeta sınıfta ayrıca aile içi şiddete maruz kalmış kadınlara yardım etmek için bulunan danışmanlarla da buluşuyor.

Ancak Hindistan’da başlayan karantina uygulaması, bu faaliyetlere de bir son verdi.

Dersler bitti ve danışmanların korunmasız kadınları ziyaret etmeleri imkansız hale getirdi.

Ayrıca uzmanlar, bu tip stresli durumların zaten istismara meyilli eşleri için daha çabuk tetikleyici etken demek.

Kai, 19, New York

Kai telefonunu çıkardı ve sakince yazıp gönderdi:

”Annem seninle kalmamı istiyor.”

Yanıt hemen geldi: ”Tamam.”

Sonra geçen Perşembe 19 yaşındaki Kai, bir daha asla girmeyeceğine yemin ettiği eve geri girdi.

”İçeri girdiğim an beynim durdu. Her şey, tüm hislerim kapandı.” diyor yumuşakça.

Kendisi cinsel ve fiziksel olarak yıllarca istismar eden babasının yanına geri taşındı.

İki hafta önce Kai koronavirüs haberinin zamanla sona ereceğini düşünüyordu ancak sonradan işler değişti.

Annesinin çalıştığı dükkanda çalışanlar huzursuzlanmaya başladı. 170 ülkeye yayılmış, kıyıları aşıp gelmiş bulaşıcı bir hastalığın New York’taki kırsal kasabalarına geldiği haberi insanları rahatsız ediyordu.

Bir dükkanda çalışmak demek günlük olarak müşterilerle etkileşim halinde olmak demekti ve kim bilir kimlerde koronavirüs vardı.

Kendisini istismar eden babanın yanına geri dönüş

Kai’nin annesi ve iş arkadaşları müşterilerle temas hakkında endişeliler ancak çok uzun süre endişelenmelerine gerek kalmadı.

Dükkan süresiz belirsiz olarak kapanacağını ve çalışanların işten çıkarılacağını açıkladı.

Kai’nin annesi saatlik 15 dolar kazandığı düşük ücretli işinden oldu ve yalnızca beş gün sürecek sağlık sigortası olduğu söylendi.

Ev ise çoktan doluydu. Kai, annesi ve kız kardeşi 3 odalı sıkışık bir evde yaşıyor diğer iki kiracı ile birlikte.

Bu durum Kai’nin hayatı boyunca akıl sağlığıyla ilgili sorunlarla mücadele etmiş olan annesini kötü etkilemeye başladı.

Kendisini çocukluğundan beri fiziksel ve cinsel yönden istismar ve annesiyle yıllardır ayrı olan babasını ziyaret etmesinden sonra yalnızca birkaç ay içinde Kai terapiye başladı.

Profesyonel yardım almayı düşünmek yıllarını almıştı.

Hala daha annesine ve kız kardeşine yaşadığı istismarı tam olarak açıklamış değil. İstismarı kendisini arkadaşlarından soyutlaması anlamına da geliyordu.

Geçen hafta Kai, kendisini yıllarca istismar eden babasının yanına geri taşınmak zorunda kaldı. Babası da işini kaybetmişti. Çalıştığı yiyecek ikram servisi koronavirüs salgının yayılması nedeniyle geçici olarak çalışmayı durdurmuştu.

Fiziksel istismarın belirli bir düzeni vardı. Ne zaman Kai babasını kızdırsa o zaman gerçekleşiyordu.

Bu yüzden Kai’nin planı, babasının yolundan çekilmek. Odasından yalnızca tuvalete ve mutfakta kendine yemek hazırlamaya çıkıyor.

Ancak cinsel istismarın belli bir düzeni yok. Bu, babasının internette ne gördüğüne bağlı.

Birlikte kaldıkları son sefer 2012 yılında Sandy Kasırgası zamanıydı. Evin elektriği gidince istismar da iyice kötüleşmişti.

Şu ana kadar ise hiçbir şey olmadı.

‘Beklemek beni öldürüyor’

‘Sanki tarihteki tuhaf bir zamandaymışız gibi davranıyor ama istismar hakkında hiçbir şey söylemiyor.” diyor Kai. ”Bu da beni deliriyormuşum gibi hissettiyor, henüz bir şey yapmadı ancak beklemek beni öldürüyor.”

Kai tüm gününü internette harcıyor. Son dönemlerde filmler hakkında Youtube’da makaleler dinliyor. Daha önce hiç görmediği Cinnet (The Shining) gibi filmlerin analizlerini izlemek hoşuna gidiyor.

Eğer koronavirüs olmasaydı, babasıyla kalmaktansa Kai sığınma evinde bir yer arardı ancak kapalı alanlarda virüs kapma riskinin daha fazla olması hakkında endişe duyuyor.

Polise babasının istismarı hakkında konuşmanın düşünülemez olduğuna inanıyor.

Annesinin yakında eve dönmesine izin vermesini veya koronavirüs salgının son bulup yaşayacak başka bir yer bulmayı umut ediyor.

James Mobbs tarafından çizildi, Rohan Nair tarafından çevrildi, Yousef Eldin tarafından video düzenlendi.